Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kendisinin odağında bulunduğu 'makam aracı' tartışmasını bir kez daha gündeme getirdi.
Hatırlanacağı üzere Erbaş'ın kullandığı Audi marka otomobilin modeli geçen mayıs ayında A6'dan A8'e yükseltilmiş, gerekçesinin de eşi Seher Erbaş'ın "Hocam bu bize dar" demesi olduğu ileri sürülmüştü.
Kendisi talebinin nedenini şöyle açıklamıştı:
- "2010 yılında Diyanet’e tahsis edilen 2006 model arabadan sonra 2015 yılında bir araba tahsis edilmiş ve yine kıyamet kopmuştu.
- O günkü Diyanet İşleri Başkanımız yine nezaket ve eleştiri sınırlarını aşan acımasız saldırılara dayanamayıp arabayı Başbakanlığa iade etmişti.
- İnternete bakarsanız ne acımasız haberler ve saldırılar yapıldığını görürsünüz.
- Aradan geçen bunca yıla rağmen bize 2023 yılına kadar hiç araba tahsis edilmedi.
- Eski araba artık kullanılamaz hale gelip envanterden düşünce ihtiyaca binaen söz konusu araba, kiralama yöntemiyle kullanılmaya başlanıldı."
Lüks marka tercihi kamuoyunda tepki çekince önce iade edildiği söylenmiş, sonrasında garajdan yalnızca 150 metre ilerideki bir depoya kaldırıldığı söylenmişti.
Konu yedi ay sonra bir kez daha, AKP'ye yakınlığıyla bilinen Habertürk yazarı Nagehan Alçı'yla söyleşisi sırasında gündeme geldi.
'O ARAÇLA YOLDA KALDIK'
Gazetecinin "Peki ya makam arabaları? Madem devlet tasarruf edecek araç sayısı azaltılamaz mı?" şeklindeki sorusuna Erbaş, şu yanıtı verdi:
- "1000 müftü, 400 civarında makam aracı var, bizim merkezde 16 araç var. Kelime oyunu yapıyorlar. Bakın biz bu yıla kadar bir önceki Başkan Mehmet Görmez’in makam aracını kullandık.
- Tek yeni araç almadık. Birkaç kere de yolda kaldık o araçla. Bir sefer Konya’dan geliyoruz, hızlı seyrederken lastik patladı, şoför ustalıkla zor kurtardı.
- O zaman bir Audi alındı, ben rektörken 8 sene önce aynı Audi’yi kullanıyordum ama Diyanet İşleri Başkanı'na çok gördüler."