Aşırı sağcı Fransız liderin halefi Bardella: Erdoğan'a sözleri olay olmuştu
Fransız aşırı sağı deprem etkisi yaratan Le Pen kararıyla sarsıldı. Yolsuzluk davasında beş yıl siyasetten men edilen Fransız lider, 2027 seçimlerine katılamayacak. Şimdi öne çıkan isim ise Le Pen'in 2021'de partinin başına getirdiği İtalyan asıllı Jordan Bardella... Bardella bu yılın başlarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili sözleriyle gündem olmuştu.

Fransız aşırı sağının lideri Marine Le Pen'in yolsuzluk nedeniyle beş yıl siyasetten men edilmesi, aşırı sağda deprem etkisi yarattı. Karar derhal uygulamaya alınacağı için Le Pen'in 2027'deki cumhurbaşkanlığı yarışına katılması mümkün olmayacak. Üstelik Le Pen kararı temyize taşısa bile bir karar yürürlükte kalmaya devam edecek. Temyizin sonuçlanması yıllar sürebilir...

Ancak şimdi Le Pen'in siyasetten men edilmesi kararı temyizi beklemeden yürürlüğe girecek. Dahası, aşırı sağcı liderin ikisi kesin dört yıl hapis cezası var.

Le Pen kararı sadece ülkesindeki aşırı sağın değil, Avrupa'daki diğer aşırı sağcı partilerin de tepkisini çekti. Örneğin İtalya Başbakan Yardımcısı ve aynı zamanda aşırı sağcı Lig Partisi'nin lideri Matteo Salvini, Fransız demokrasisini sorguladı.
ABD Başkanı Donald Trump da tepkisini göstermekten kaçınmadı. Oval Ofis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump "Bu çok büyük bir olay. Çoğu kişi onun ceza almayacağını düşünüyordu. Ama şimdi beş yıl yarışa katılamayacak, üstelik öne çıkan aday da o. Bu, bizim ülkemizdeki duruma çok benziyor" dedi.
Trump da kendine açılan davaları "cadı avı" olarak nitelemiş, Demokratların onu yarıştan alıkoymak için yıpratma politikası uyguladığını savunmuştu.

Le Pen'in partisi Ulusal Birlik (RN), şu anda mecliste en fazla sandalye sayısına sahip parti. Fransız gazetesi Le Journal Dimanche'da pazar günü yayınlanan Ifop anketine göre ankete katılanların yüzde 34 ila 37'si 2027 seçimlerinde Le Pen'e oy vermeyi planladığını söyledi. Bu da onun en yakın rakibi ve aynı zamanda eski Başbakan Edouard Philippe'den 10 puan önde olduğu anlamına geliyor.
Aşırı sağcı lider daha önce üç kez cumhurbaşkanlığı yarışına katıldı. Hepsinde merkez sağa yenilse de son iki seçimde ikinci tura kalarak ikinci olmayı başardı.

Le Pen'in yolsuzlukla yargılanmış olması durumu çok daha şahsi boyutlara taşıyor çünkü aşırı sağcı lider siyasi kariyerine kendini "yolsuzlukla mücadele haçlısı" olarak konumlandırarak başlamıştı. 2004'te katıldığı bir televizyon programında "Bugüne kadar herkes kasadan para aldı, Ulusal Cephe (RN'in eski adı) hariç... Fransızlar siyasetçilerin yolsuzluklarından bıktı" demişti.
Oysa şimdi Le Pen ve kendisiyle birlikte yargılanan 20'den fazla siyasetçi, 2004-2016 yıllarında Avrupa Parlamentosu'nda (AP) "hayali istihdam" oluşturdukları ve bunun Avrupalı vergi mükelleflerine hiç olmazsa dört milyon euroya mal olduğu gerekçesiyle yargılandı.

Peki Le Pen'in siyaset sahnesinden mecburen silindiği bir senaryoda öne çıkan isim kim olacak? Şimdilik gözler Le Pen'in RN'in genel başkanlığına halefi olarak seçtiği 29 yaşındaki Jordan Bardella'ya çevrildi. Partinin başına 2021 yılında geçen Bardella'nın Le Pen'in yerine geçebilecek en olası cumhurbaşkanı adayı olduğu düşünülüyor.
Bardella "çok genç ve deneyimsiz" olduğu yönünde birtakım eleştirilerle karşılaşsa da Le Pen'in desteğini arkasına almış gibi görünüyor. Pazar günü BFMTV'ye konuşan Le Pen "Tabii ki Bardella ülkenin cumhurbaşkanı olabilecek kapasiteye sahip" dedi.

Böyle bir hamle, Fransa'da yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanabilir. Macron 2017'de cumhurbaşkanı seçildiğinde 39 yaşındaydı ve bu da onu Beşinci Cumhuriyet tarihinde başa geçen en genç cumhurbaşkanı yapmıştı. Macron'dan önce Fransa'daki cumhurbaşkanlarının yaş ortalaması 58.5'ti.
Peki Bardella hakkında neler biliniyor?

Avrupa Parlamentosu'na ilk kez 23 yaşında seçilen Bardella, RN'in Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki kampanyasını yürüterek ve olağanüstü bir başarı elde ederek Fransız aşırı sağının yeni yüzü haline geldi.
Erken seçimlerde Bardella'nın yönettiği RN, anketlerde birinci çıkacağına kesin bakılmasına rağmen seçimi üçüncü sırada tamamladı. Bunda aşırı sağın yükselişinden korkan solcuların ve merkez sağın işbirliği yapmasının etkisi oldu.
Bardella sonuçların ardından Fransız televizyonuna "Hep hatalar yaparız, ben de hatalar yaptım ve sonuçlardan kendi payıma düşen sorumluluğu üstleniyorum" dedi.

Fransa'ya 1960'lı yıllarda gelen İtalyan bir ailenin çocuğu olan Bardella, aşırı sağcı partiye 16 yaşında katıldı. Aslında Bardella Le Pen'de taban tabana zıt bir profile sahip. İşçilerin yaşadığı Saint-Denis'te fakir ailelerin oturduğu konutlarda büyüyen Bardella, "ay sonunda cebinde sadece 20 Euro kaldığını" anlattığı bekar bir anne tarafından büyütüldü.
Bununla birlikte akıcı bir hitabeti olan Bardella, partinin aşırı sağcı politikalarına sıkı sıkıya bağlı olduğunu kısa sürede gösterdi. Fransa TikTok'undaki büyük takipçi kitlesini kullanan Bardella, RN'in göçmenlere, özellikle de Müslümanlara duyduğu nefreti normalleştirmeye çalıştı.

Bardella ayrıca bu ayın başlarında İsrail'i ziyaret ederek RN içinde bunu yapan ilk parti lideri oldu. 29 yaşındaki genç lider ayrıca "antisemitizmle mücadele" konulu bir konferansa katıldı.

Bazı akademisyenler Bardella'nın konuşmasının Le Pen ve Le Pen'in babası Jean Marie Le Pen'in konuşmalarının "kopyası" olduğunu düşünüyor. Jean Marie Le Pen, kızından çok daha sert bir tutuma sahip, hem antisemit hem de ırkçı söylemlerde bulunmasıyla tanınan bir liderdi. Dolayısıyla kızı Le Pen, partinin başına geçtiğinde ilk işi imajı yenilemek oldu ve partinin adını Ulusal Cephe'den Ulusal Birlik'e çevirdi. Ayrıca babası dahil birçok parti üyesi ihraç edildi...

Stanford Üniversitesi'nde profesör olan Cécile Alduy "Hâlâ aynı göç, kimlik ve İslam üçlüsü... Aradaki fark ise ton ve tarz. Mesaj aynı ama aktarılış şekli akıcı, özgüvenli ve tonlama da sakin" diye yorumluyor.

Bu arada Bardella, mahkeme kararının ardından tepkisini "Bugün haksızca yargılanan sadece Marine Le Pen değildir: İdam edilen aynı zamanda Fransız demokrasisidir" şeklinde gösterdi.
Bu arada Bardella, Le Pen'in yeğeni Nolwenn Olivier ile ilişki yaşıyor.

Bu arada Bardella bu yılın başlarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için dile getirdiği "NATO'yu araç olarak görüyor ve Türkiye'nin kendi nüfuzunu artırma yönünde politikalar izliyor" sözleriyle gündeme gelmişti.