CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Yücel, 2024 yılının Türkiye için zorlu geçtiğini belirtti ve Erzincan'ın İliç ilçesinde meydana gelen maden kazası, Yenidoğan çetesi, kadına şiddet vakaları ile Narin Güran ve Sıla bebek cinayetlerini hatırlattı.

"AKP EN BÜYÜK AYIBI MİLLETİMİZE ETTİ"

Yücel, yargı bağımsızlığının 2024 yılında sekteye uğradığını söyleyerek, ifadeleri kullandı:

"AKP’nin yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşüren siyasi müdahaleleri, 2024 yılında da kesintiye uğramadan devam etti. Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, Türkiye’deki demokrasi tarihi açısından utançla hatırlanacak bir olaydır.

Güç zehirlenmesi içinde olan iktidar, Anayasa Mahkemesi kararını tanımadı, Hatay halkının iradesini gasbetti ve seçilmiş milletvekili Can Atalay’ın, milletvekilliğini hukuka aykırı bir şekilde düşürdü.

Bir diğer hukuksuzluk hali ve millet iradesinin gaspı ise artık iktidarın, kazanamadığı seçim çevrelerinde muhalefete bir sopa gösterme yöntemi haline getirdiği kayyum uygulamalarıdır.

2024 yılında Mardin’de, Batman’da, Tunceli’de, Ovacık’ta, Halfeti’de, Bahçesaray’da ve Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’ta kayyım ayıbını yaşadık. AKP iktidarı kayyum uygulamalarıyla aslında en büyük ayıbı milletimize etmiştir."

'GEÇİNEMİYORUZ' KAMPANYASI BAŞLATACAĞIZ'

2025 yılı asgari ücret zammının yetersiz olduğunu ifade eden Yücel, ayrıca, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirtti. Yücel şöyle devam etti:

"Yeni yılla birlikte, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in genel merkez düzeyinde işçi sendikaları ile başlattığı süreci, yerelde de tüm sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile hızlı bir şekilde temas kurarak devam ettireceğiz.

Ocak ayının ilk yarısından itibaren emek yoğun şehirlerimiz öncelikli olmak üzere, 'Geçinemiyoruz, geçim yoksa seçim var' sloganıyla bir kampanya başlatacağız. Bu ülkede geçinemeyen kim varsa, asgari ücretli, emekli, beyaz yakalı, mavi yakalı hepsinin sesi olmak için yola çıkıyoruz. Tandoğan’da yüz binleri buluşturan, 22 bin 104 lira olarak belirlenen asgari ücret idi.

Çok basit ve kaba bir hesapla bile, bugün bir işçinin 22 bin 104 lira ile geçinmesini beklemek, o işçiye, 'Sen yaşama' demekle eş değerdir. AKP, bu ülke için çalışan, katma değer üreten, ekonomideki o büyük çarkların dönmesini sağlayan milyonlarca asgari ücretliye açıkça, 'Siz yaşamayın' demiştir.

Akıl dışı politikalarla ekonomiyi yerin dibine batıran, hukuka güveni sıfırlayan, tutarsız siyasi açıklamaları ile yabancı yatırımcıyı kaçıran, yerli yatırımcıyı korkutan, komşu ülkelerin iç işlerine musallat olup, sınırları kevgire çeviren, milyonlarca kaçağı ülkeye dolduran bu iktidar kendi vatandaşına, 'Ne halin varsa gör' demiştir."

'ŞEHİTLERİMİZİN KEMİKLERİNİN SIZLATACAK BİR İŞ YAPILMAMALI'

DEM Parti milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Pervin Buldan'ın İmralı'da PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeyi değerlendiren Yücel, şöyle konuştu:

"Buldan ve Önder, tıpkı diğer muhalefet partilerinden isteyecekleri gibi bizden de randevu isteyeceklerini belirttiler. Biz prensip olarak tüm siyasi partilerle diyalog zeminindeyiz. Tüm siyasi partilerle uzun yıllardır görüşebilen tek partiyiz, dolayısıyla iletişim kanallarımız açık.

Bizim sürece ilişkin tavrımız net; Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel defaatle altını çizdi, başından beri çözüm yerinin TBMM olması gerektiğini savunuyoruz. Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savunuyoruz.

En önemli kriterlerimizden biri de şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak, şehit ailelerimizi ve gazilerimizi rahatsız edecek bir iş yapılmaması gerektiğini, bunun gözetilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Süreç ilerledikçe ve partimize ziyaret yapıldığı takdirde, daha detaylı bir görüşme olursa, biz de bu durumu partimizin yetkili kurullarında görüşüp kamuoyuna tavrımızı daha detaylı bir şekilde açıklarız."