Gaziantep'te gürültü yaptığı iddiasıyla pompalı tüfekle öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır'ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşması görüldü.

Duruşmaya sanık Mühsün Taşkın, sanık avukatları, maktul çocuğun ailesi, pedagog, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı memur ve maktul avukatları katıldı.

Maktul yakınları gözyaşlarını tutamadı.

ÇOCUĞUN ARKADAŞLARI: SANIĞI TANIMIYORUZ

Olay günü Emir Baki ile birlikte olan arkadaşları Muhammet ve Yunus Kalay, şunları söyledi:

“Umut ile birlikte Emir Baki'nin yanına gittik. Daha sonra oyun oynamaya başladık. O sırada üç çocuk, manavın önünde bulunan sanığa küfür ediyor ve el kol hareketleri yapıyordu. Bir süre sonra bu üç çocuk koşarak yanımıza geldi.

Sanık, manavdayken silahını çıkararak bizim bulunduğumuz yöne doğru ateş etti. Tüfekle ateş ettiğinde, mermi Emir Baki'ye isabet etti. Biz sanığı hiçbir şekilde tanımıyoruz. Olayın ardından Umut ile birlikte oradan kaçmak zorunda kaldık.

Olay anında sırtımız dönüktü. Ben durumu fark edince kaçtım, ancak Emir Baki görmedi. Ona haber vermeye de fırsatım olmadı."

KATİL: GÖZLERİM NET GÖRMÜYOR

Duruşmada konuşan sanık Mühsün Taşkın, şöyle devam etti:

"Benim gözlerim çok net görmüyor. Karanlık olduğu için kime sıktığımı bilmiyordum. Olay sırasında kulağım duymuyordu. Çocuklar yalan söylüyor. Bana sürekli gelip el kol hareketleri ve küfür ediyorlardı. Bu sebeple yaptım."

Mahkeme heyeti, duruşma sonunda sanık Mühsün Taşkın'ın tutukluluğunun devam etmesini, olayı gören diğer tanıkların dinlenmesini ve eksik raporların tamamlanmasını isteyerek davayı ileri bir tarihe erteledi.