İLKE ÇITIR / ANKARA
Devlet Memurları Kanunu’nda 2016 yılında yapılan düzenleme ile doğum sonrası yarı zamanlı çalışma hakkı getirilmiş ancak bu hakkın uygulanmasına ilişkin yönetmelik sekiz yıl boyunca yürürlüğe girmemişti.
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi üzerine ise iktidarın memur ebeveynlerin yarı zamanlı çalışmalarına ilişkin yönetmelik hazırlığı yaptığı gündeme geldi.
Son halini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının vereceği yönetmeliğe göre, memur anne ya da babalara, çocukları okula başlayana kadar yarı zamanlı çalışma hakkı verilecek.
Böylelikle memur ebeveynlerin haftalık çalışma süresi 20 saate indirilecek. Bu haktan yararlanmak isteyen ebeveynlerin maaşı da yarı yarıya azalacak.
Yönetmeliğin uygulamaya konulmasıyla ailelerin yaşam kalitesinin artacağı belirtilmesine karşılık kamuoyunda kadınların üzerindeki bakım yükünün artacağı görüşü hakim.
'KİMSE ÇOCUĞU İÇİN ÇALIŞMA HAYATINI TERK ETMEK ZORUNDA DEĞİL'
Konu hakkında Nefes'e konuşan Emekçi Kadınlar Derneği Türkiye Sözcüsü Şeyda Özcan, iktidarın, “Aile Yılı” adı altında yeni düzenlemelere gitmek yerine yeni kreş ve gündüz bakımevleri açması gerektiğini ifade etti.
Özcan, “İktidar, çocuk bakım maliyetlerinin ebeveynlerin cebinden çıkartmakta ısrarcı” diyerek çocuk bakımının bireysel bir yük değil toplumsal bir sorumluluk olması gerektiğini söyledi.
Yarı zamanlı çalışma modelinin hak kayıplarına sebep olacağını belirten Özcan, “Kimse çocuğu olduğu için çalışma hayatını terk etmek veya yarı zamanlı çalışmayla gelir kaybına uğramak zorunda değil. Devletin görevi, çocuk bakım işini toplumsal bir ödev olarak ele almak ve bu konuda kamu işyerleri dahil tüm işyerlerinin çalışanlara karşı sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaktır” diye konuştu.
“HAFTADA 20 SAATLİK GELİRLE HANGİ AİLE HAYATTA KALABİLİR?”
Memur ebeveynlere tanınan yarı zamanlı çalışma modelini eleştiren yurttaşlar, Türkiye’de haftada 20 saat çalışarak yaşanamayacağını ayrıca bu modelin kadınları güvencesiz bir yaşama sürükleyeceğini öne sürdü.
NEFES’e konuşan yurttaşlar, şunları söyledi:
Helin Gümüş (26 yaşında): İlk aşamada kulağa hoş geliyor. Çocuğun bakım yükü hem anne de hem baba da olabilir, tercihe bağlı bir durummuş gibi anlaşılıyor. Ancak, Türkiye’de haftada 20 saat çalışarak hangi aile hayatta kalabilir? Kreş açmak yerine neden insanlar daha az çalışmaya itiliyor.
Canberk Kanlı (28 yaşında): Söz konusu yarı zamanlı çalışma opsiyonu son kertede ülkemizde kadınların üzerine binecek bir ekstra yük olacaktır görüşündeyim. Yine de en azından biz eşimle bahsettiğim iç çelişkinin dışında bir yönelimi sağlama gayretinde olabiliriz.
Canan Türkeş (22 yaşında): Kadınlar önce yarı zamanlı çalışmaya, sonra "esnek çalışma saatleri" diye sunulan evde ve saati belirsiz, hak ve güvencesi olmayan işlere itilecek ya ciddi bir emek sömürüsüyle ya da ekonomik bir bağımlılıkla karşı karşıya kalacak.