CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul'da düzenlenen grup toplantısında gündemde yer alan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Konuşmasının önemli bölümünü, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'yla ilgili sürece ayırdı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna değinen Özel, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e şöyle yüklendi:
- "Bütün kış ne dinlediniz? İktidardan bütün kış ne dinlediniz? 'MASAK raporu var', 'MASAK raporunda bütün hareketler saptanmış.'
- Bu olmayan belgeye, savcının bütün suçları dayandırmak için beklediği belgeye imza attıracak bir tane uzman bulamadılar. En sonunda 'Her ne kadar bu rapor başkanlığımızca düzenlense de yanlış girişler söz konusu olabileceğine dikkat edilmelidir. Bazı yılların atlanmış olabileceği düşünülmelidir. Bilgiler asıl veri kaynağına başvurularak elde edilebilmektedir' demiş. Yani 'ben suç bulamadım' deyip topu atmış.
- Mehmet Şimşek 'vallahi istifa edeceğim' diyormuş. Söyleyince de 'görevimin başındayım' diye tweet atıyor. Sen bu darbenin içindesin.
'LONRADA'DA FALAN İŞE ALMAYA KALKAN OLURSA...'
- Bu Mehmet Şimşek'i bu görevi bitince Londra'da falan işe almaya kalkan olursa bir 'üç aydır var' denip olmayan, darbe girişiminden 10 gün önce istenen o MASAK raporu var ya o raporda Mehmet Şimşek'in dahli vardır. Bu rezalete kurumunu alet etmiştir.
- Bu adamın ekonomist olarak da insan olarak da güvenilecek hiçbir tarafı yoktur. Dünya bu adamı böyle tanısın. Yalan rapor üreten bir kurumun başında olan biridir. Kimse bunları adamdan, ekonomistten saymasın. Yarın şirketin başına oturtursun birinden korkar, birinden talimat alır, seni de yakar. Her yeri de yakar.
'HER YERDE ANLATACAĞIM'
- İtibarı bundan sonra yerin dibindedir. Bu Mehmet Şimşek'in bu yaptıklarını, MASAK'ın yaptıklarını, bütün dünya İmamoğlu'na yapılan siyasi darbeyi konuşuyor. Dün CNN International'a anlattım, bugün BBC'ye teker teker anlatacağım bütün dünyaya. Ekonomistlerden, dünyada sözü geçen bilim insanlarından bunu kanıtlı kanıtlı, makale makale alıp tüm ekonomi çevrelerine gerçek yüzünü göstermeyen namerttir.
Özel'in açıklamalarında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:
- "Darbeler iktidarlara karşı yapılır ve iktidar nerede temsil ediliyorsa orası ele geçirilmeye çalışılır. Burada da hedef, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve simgesi Saraçhane.
- Bu şehir Recep Tayyip Erdoğan ve onun görevlendirdikleri tarafından yönetiliyordu. Millet 'yönetiyorsun da İstanbul'un en güzel arsalarını alıyorsun ama her geçen gün işsizlik artıyor, yeşil azalıyor şehirde. Ama birileri yeşil dolarları biriktiriyorlar. Bizim sesimizi kimse duymayacak mı?' derken gözlerinin önüne bir alternatif geldi.
- Esenyurt'u yıllardır AKP yönetiyordu, nefes alacak yer kalmamıştı. Yakınında Beylikdüzü vardı. CHP'den gelen birisi kolları sıvamış, kişi başına 20 metrekare yeşil alan tanımlayabilen birisi çalmadan, çırpmadan bir mutlu kent yaratmıştı. Burayı da o yönetse ne olur? dediler. Saraçhane'yi 2019'da Ekrem İmamoğlu'na emanet ettiler.
- Ekrem Başkan'ın o şehit anasına sarılması var ya... O şehit çocuğuna sarılması meşhur... Öyle sarılıyor hepinize.
- Hepimiz biliyoruz ki 300'ün üzerinde müfettişin konuşlandığı, yıllarca didik didik yapıp bir kusur bulamadığı, ama bizim müfettişlerimizin bulup yolsuzluğu da Süleyman Soylu'nun üstünü örttüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne birkaç gizli tanıkla yalancı şahitliklerle çökmeye niyetlendiler.
'İSTANBULLULAR DARBE GİRİŞİMİNİ PÜSKÜRTTÜ'
- Bütün darbeler seçilmişe karşı seçilmemişi getirmek üzerine yapılır. 19 Mart'taki darbe girişimi de seçilmiş belediye başkanının seçilmemiş bir kayyum atamak üzerine kuruluydu. İstanbullulara bu girişimi püskürttükleri için yürekten teşekkür ediyoruz.
- Diyorlar ki CHP, DEM Parti'yle kent uzlaşısı yaptı. Kent uzlaşısı bizim değil DEM Parti'nin bir tanımlamasıdır. Reddettiğimiz için değil, doğrusunu herkes bilsin diye söylüyorum. Biz gittik baktık, görüştük. Partilerle ittifak yapamadık, milletimizle yapacağız dedik. DEM Parti de dedi ki; 'Seçimi kazanabileceğimiz yerlerde aday çıkaracağız, kaybedeceğimizi düşündüğümüz yerde kente karşı suç işlemeyecek, Kürtlere de insanca hizmet verecek, kimliklerinden dolayı ayrımcılık yapmayan adayları destekleriz. İstemediğimize kaybettirecek reflekslerde bulunuruz' dediler.
- Bazı yerlerde aday göstermeyerek desteklediler, bazı yerlerde kaybettirmeye çalıştılar.
'TERÖRSE TERÖRİSTİM'
- Savcılığın sorgu tutanağında da var, basın açıklamasında da var... Emin olun bundan sonra çıkacak iddianamede de olacak. 'Kent uzlaşısı formülüyle Batı il ve ilçelerindeki Kürtlerin belediyeleri kazanamasalar da uzlaşılacak ve desteklenecek isimler karşısında belediye meclislerinde söz sahibi olmalarının, yerel yönetimlerde yer almalarının, siyasi bir denge olmalarının amaçlandığı anlaşılmıştır.'
- Ben bu cümleyi suçlamak, kriminalize etmek için değil, takdir etmek için yazarım. Batı'daki Kürtlerin yönetimde temsil edilebilmeleri için belediye meclis üyeliklerine yazılmaları terörse ben terörist olayım. Demokrasi bu. Ey bugüne kadar ama muhafazakar olduğun için ama biz sana sesimizi duyuramadık diye, Kürt olup da AK Parti'ye oy veren abilerim, ablalarım. Bunların işi seninle, oyunla. 'Oyu bana verirsen seçmensin, değilsen teröristsin' diyor. Görün bunları. Gömün bunları."
'ALNINIZI KARIŞLARIZ'
- Herkes şunu bilsin. Bu darbeye direnen ve ayağa kalkan bizler var ya, RTÜK'e de söylüyorum, BTK'ya da söylüyorum. Ne bu kanallara ne internet sitelerine ne Twitter'da yazan çizene ne de YouTube'da yayın yapanlara karışmaya kalkmayın alnınızı karışlarız.
'ÇINAR', 'LADİN', 'MEŞE'
- Çınar Ladin Meşe... Bunlar gizli tanıkların isimleri. Bunlara somut bir şey var mı? 'Ben öyle olduğunu duymuştum', 'Öyle olduğunu tahmin ediyorum', 'Ben ihaleyi alamadığıma göre rüşvet verildiğini düşünüyorum.'
- Tek söyleyeceğim şudur. Meşe'nin, Çınar'ın, Ladin'in duyumlarıyla İstanbullunun gözünün önünde çatır çatır çalışan birisini içeri koydunuz ya...
- Ve o kadar gaddarlar ki Medya AŞ.'den birikmiş iznini alıp annesiyle beraber kardeşinin yanına gidene 'firari' deyip bir kadının fotoğraflarını servis edecek kadar algı yönetimine muhtaçlar.
- (Ekrem İmamoğlu) Onun sırtını yere getirmek için önce bu Türk milletine diz çöktüreceksin. Yok öyle yağma.
- Ön seçim dediğimizde 'takvime uygun değil', 'tek adayla olmaz', o olur, şu olur. Millet sandık başına koşana kadar her şeyi uydurdular. Şimdi dut yemiş bülbüle döndüler. Saraçhane'deki toplantıları, büyük buluşmaları lekelemeye çalışıyorlar. Polisle gençleri karşı karşıya göstermeye, toplantımız bittikten sonra gençler dağılsın diye 80 milletvekili seferberken polise verilen emirlerle, gaz bombalarıyla meydan provoke edilmeye çalışılıyor.
- Sözümüzü dinlemeyen ve doğru yerde konumlanmak yerine bir başka hedefe yönelen arkadaşlara hep anlattım. Bir kez daha anlatmak istiyorum. Bundan yıllar önce Tayyip Erdoğan, Taksim'de Gezi Parkı'nda onu topçu kışlası yapmak için niyetlendiğinde. Güzelim AKM'yi yıkıp AVM yaptırmak istediğinde o gün savunulması gereken yer Taksim'di. Hep birlikte gitti. Bazı arkadaşlar hala bedel ödüyorlar sözcü oldukları için.
- O parktan barış içinde girdik barış içinde çıktık. Tayfun referandumun garantisini alarak, AKM'nin yine kültür sanat binası olmasının sözünü alarak şimdi hepimizin adına Silivri Cezaevi'nde yatıyor.
- Kim diyorsa 'Taksim'e gidelim' diye bölmek için söylüyor. Gençlere söylüyoruz... Bugün Taksim'e gitmek için kemerlere 3-5 bin kişinin gitmesi, oradan püskürtülerek geri gelmesi ve o bahaneyle tüm medyanın gaz yemesi doğru bir strateji değil. O gün gelecek Taksim'i de yüz binler, milyonlar hep birlikte geri alacağız.
'ERDOĞAN'IN RAHMETLİ ANNECİĞİNE KÜFREDENLER DOSTUMUZ DEĞİLDİR'
- Tayyip Erdoğan'ın rahmetli anneciğine küfreden de ya da suçsuz polise suçsuz yere saldıran da ne Taksim'in ne Saraçhane'nin... Dostumuz değildir. İçerideki provokatörler bir yana. Ama suçsuz günahsız gençlerimizi marjinal diye ifade eden ve onların haklı tepkilerini haksız göstermeye çalışan kirli akla da sesleniyorum, birbiriyle dayanışan, kol kola giren, demokrasiyi ve yarınları savunan gençler değil onların nefretini kazanan sizler marjinalsiniz.
- Bir çağrıdan önce son olarak... Biz Saraçhane'yi görmeyenlere göstermeyi hep birlikte başardık. Çok sayıda TV kanalı bu uyarılardan sonra kendine çeki düzen verme, birilerinin hesabına yayınlar yapmak yerine halkın haber haklarına saygı noktasında adımlar attı.
- Dün akşam açıkladık, bu akşam da açıklayacağız. Bundan sonra da firmaların boykotu için boykotvar sitesini takip edeceğiz.
- Bugün akşam yedinci gün. Yarın İBB Başkan Vekili'ni seçecek. Biz de İBB'yi başkan vekiline emanet ederek daha sonra bambaşka, herhalde ilk ziyareti de gelenekselmiş şekilde Ekrem Başkanımızın memleketinde Murat Çalık Başkanımızın heyecanla hazırladığı iftara konuk olacağız. Bu akşam Ekrem Başkanımızın bütün İstanbulluları hep birlikte Saraçhane'ye, yedinci günde dünya tarihine aynı meydanda aynı saatte ara vermeksizin yedi gün üst üste davet ediyor. Öncesinde gençlerimizi, polislerimizi herkesi Ekran Başkanımızın iftar sofrasına davet ediyoruz.
- Bugün akşam Saraçhane'de veda etmeye, Ekrem Başkanımızın emanetini yine İstanbul'un bir seçilmişine emanet etmeye, son akşamında dünya tarihine geçmek üzere tüm İstanbulluları Saraçhane'ye bekliyoruz."