CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ve ona destek için protestolara katılan gençlerin cezaevine gönderilmesine tepki gösterdi.
"Bu zulümü yapan iktidar bloku, Cumhur İttifakı bileşenlerinin oy verenlerini, geçmişte onlara gönül verenleri en sıcak duygularla selamlıyoruz" diyen Özel, şöyle devam etti:
"Ama zulüm ile iktidarda kalmayı sürdüren saray hattına, 19 Mart'ta darbeye kalkışan cuntaya, 23'ünde 15 milyon kişi tarafından püskürtülen darbeciler ve ittifaklara ne bayramda ne demokrasi sınırları içinde söylenecek hiçbir şey bulamıyoruz.
'UYGUN BİR SÖZ YOK'
11'inde daha yazılmaya başlamışken bahse konu MASAK raporu sanki üç aylıkmış gibi konuşanlara ve bu süreç içerisinde canlı yayında, TV ekranlarında 11 Mart günü Sinan Burhan adlı bir gazeteci - cumhur ittifakında bir genel başkan yardımcısı, ismi bizde saklı - 'İmamoğlu bayramdan önce tutuklanacak, kaynağım siyasidir' deyip 'Gecenin bomba haberi budur" diyerek 19 Mart'ta yapılacak gözaltı sekiz gün önce duyuruyorken, kaynak bir cumhur ittifakında bir genel başkan yardımcısıyken... Bayrama yakışır söylenecek uygun bir söz yok.
Bu öğrencilere ters kelepçe takılarak kötü muamele yapıldı. Bu öğrenciler ailelerinin bilmediği yerlerde tutuldu. Tutuklamaya mı sevk edildi, serbest mi bırakıldı bilmeden. Saatlerce bir salonda tutuldular. Kötü sözler, küfürler, kötü muameleler her bir öğrenci tarafından rapor ediliyor. Bu rapor edilen yerleri, saatleri duyuyoruz, biliyoruz. Not ediyoruz.
Ters kelepçenin, surata tekme atmanın ne olduğunu, nerede yapıldığını takip ediyoruz. Polisimizi doğrudan hedef gösterecek hiçbir şey yapmadık. Ama kötü muamelenin, işkencenin ne affı ne zaman aşımı olur.
Bundan sonra gençlerle karşı karşıya gelecek her kamu görevlisine diyorum ki, bu işi takip ediyoruz. Hele hele kötü muamele için kanunsuz emir almış, bunu yazılı istememiş olanlar uyguladıkları takdirde emrin sorumluluğunu bizzat üstlenmiş olurlar.
'YAZIP ZARFA KOYUN'
Bundan sonra anayasaya göre kanunsuz emirde uygulamayıp yazılı isteme hakkını tüm emri alanlara hatırlıyorum. Yazılı emir varsa sorumluluk emir verende, yoksa uygulayandadır.
Geçmişte bunlara şahit olanlar, bugün tarihli bu meseleleri kenara yazıp 'Ben şunu gördüm', 'Emri bu verdi', 'Ters kelepçeyi bu taktı', 'Bu çocuğa bu kötülüğü bu yaptı' diye gerçekleri bir kenara yazıp bu kapalı zarfa yazsınlar. Bu kapalı zarfı da emanete aldırsınlar veya emanet etsinler. Gün gelince sorulduğunda 'Emri veren şuydu' derseniz kurtulacaksınız. Suçsuzluğunuz ispatlanacak.
Bu konuda ilgili geçmişte önemli görevler yapmış mülkiye müfettişlerinin yönlendirmeleriyle bu meselenin nasıl üstünde olduğumuzu herkes bilsin.
'SUÇA TEŞVİK EDİLEN YAZILI EMİR İSTESİN'
'Ters kelepçe yapın, yatırın orada yüz üstü kalsın' diyenlerin gırtlağına gün gelecek hukuk basacak. Hesap soracak. Bu kadar net söylüyoruz. Suç işlemeyen korkmasın. Suça teşvik edilen yazılı emir istesin. Gördüğünüz şahitlikleri unutmadan gün, saat, tarih yazıp kapalı zarfa koyun.
Suçu olmayan korkmasın. Ama bugünlerde zulüm yapan, iftira atan, suçsuz insanlara masumiyet karinesini düşünmeden iftira atan, olmayan delili varmış gibi anlatan yorumcular... Öyle geçmişe sünger, geleceğe temiz sayfa yok kardeşim. Bu ülkenin tertemiz vatandaşlarına helalleşmek var, devleti suç örgütü gibi yönetenlere, aparatlara ve bu kirliliğe sessiz kalanlara hukuk devleti içinde sonuna kadar hesap sorulacak.
'KARBON TESTİNDE TARİH APAÇIK ÇIKAR'
Bugün bu darbeyi yapanların bir avuç olduğunu, uzantıların ve kurumlarının da üçer beşer olduğunu biliyoruz. Suça ortak olmayın. Sonunda hesap günü geldiğinde suç işleyenleri ifşa etmek üzerine belgelerinizi saklayın. O gün geldiğinde 'ya biri demişti, kim demişti' demeyin, bugünden yazın. En güvendiğiniz kişiye emanet edin. Bugünün tarihini yazın, o yazının ne zaman yazıldığı karbon testinde apaçık çıkıyor. Zarfı kapatın en güvendiğinize teslim edin. Yarın size hesap soran olursa zarfı teslim ederler, o günkü ifadesi buydu derler, biz de kabul ederiz.
'KAYYUM YAPMAYA ÇALIŞTILAR'
Adında Adil olan, Türkiye Cumhuriyeti bakanlık mevkini işgal etmiş trolden bozma siyasetçi olamamış birisinin 'Aman İBB'ye başkan oluyorum' diye ellerini ovuşturduğu... İstanbullu 'Çek elini' dedi. Abdurrahman Belediye Başkanımızın Adıyaman'dan sallaya sallaya dışarı attığı bir kifayetsizi buraya kayyum yapmaya çalıştılar."