Üç açıklama…
Tarih 24 Şubat 2025.
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Sağlıkla Geleceğe Yürüyen Şehirler Paneli’ne katıldı. Yavaş, cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi: “Benim itiraz ettiğim ön seçim değil, henüz tarihi belli olmadığı için biz partinin enerjisini buna veya vatandaşın gündeminin, sadece parti içine yoğunlaşmaması gerektiğine inanarak ‘erken’ demiştim. Bugün yayınlanan bir ankette halen yüzde 38 kararsız var. Bu, iktidara oy veren seçmenlerin birçoğunun iktidardan uzaklaştığını, partiden uzaklaştığını ancak muhalefette de yeterince enerji göremediği için bu kadar kararsız olduğunu düşünüyorum. Bizim bir an evvel, seçim tarihi belli oluncaya kadar belediye başkanları olarak halkın sorunlarına eğilmemiz gerekiyor.
Mansur Yavaş’ın bu açıklamasının ardından kulisler bir kez daha hareketlendi ve Yavaş’ın “çalışmalarını sürdüreceği” konusunda yorumlar yapıldı.
Tarih 25 Şubat 2025.
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, tutuklu Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın annesi Gönül Özdağ’ı evinde ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti. Sonrasında, CHP’deki ön seçime ve İmamoğlu ile arasında fikir ayrılığı olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine Yavaş şu yanıtı verdi: “Ön seçim yapılacak biz de kendisine başarılar diliyoruz ama ben katılmayacağımı söylemiştim. Bundan sonra süreci hep beraber götüreceğiz. Daha önce söylediğim gibi asla ve asla partide bölünmüşlük, ayrılık veya bu tür fitnelere hiçbir zaman meydan vermeyeceğiz. İnşallah güzel günler hepimizi bekliyor.” İmamoğlu da “Fikir ayrılığı olması kadar doğal bir şey olamaz ama sonuçta bir partinin mensuplarıyız ve o partinin aldığı kararlar sürece dair yol haritamızı çizer. Bundan sonra iş birliği ve yol birliği içerisinde Allah’ın izniyle memlekete dair bir davamız var hep beraber o dava üzerine yoğunlaşıyoruz” diye konuştu.
Mansur Yavaş’ın bu açıklamasının ardından kısmen şaşkınlık yaşayanlar oldu. İki isim arasında “sulh” ve “yol arkadaşlığının” oluştuğuna dair yorumlar yapıldı.
Tarih 27 Şubat 2025.
Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Merkezi’nde “cumhurbaşkanlığı adaylığını” açıklarken gözler Mansur Yavaş’ı aradı ama yoktu. Yavaş başka bir toplantıdaydı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı: “Ben bu konuda açıklamaları yaptım. Hayırlı olsun ön seçim dedim. Bunun haricinde söylenecek bir şey yok. Masadaki diğer seçenekler her zaman gündemdedir.”
Masadaki seçenekte ne var?
Üç açıklama ve üçü de aynı hafta içinde. Son açıklama “Masadaki diğer seçenekler her zaman gündemdedir” cümlesi çarpıcı.
Peki nedir bu “masadaki seçenekler?”
Yavaş’a yakın isimleri aradım ve “o yazıya” işaret ettiler. CHP lideri Özgür Özel, İmamoğlu ve Yavaş’ın birlikte gerçekleştirdiği üçlü zirvede gündeme gelen ve deneyimli siyasetçi Hasan Subaşı’nın önerdiği formülü hatırlayım:
“Genel başkan Özgür Özel’in iki başkanla yapacağı toplantıdan uzlaşma çıkmazsa, bir centilmenlik anlaşması yapılabilir. Şöyle ki; ön seçim yapılacaksa dışarıda kalan diğer aday, dilerse partisine bağlılığını ifade ederek 100 bin imzayla cumhurbaşkanlığı seçimine bağımsız katılabilir. Seçim ikinci tura kalacaktır ve üç adaylı bir seçim olacaktır. CHP’li iki başkan her bölgeden oy alacak muhalif oylar en yüksek seviyeye çıkacaktır. Yine anlaşma gereği ilk turda daha az oy alan aday ise diğer adaya tam desteği peşinen kabul ederek dilerse cumhurbaşkanlığı yardımcılığı da kabul edebilecektir. Böyle bir uzlaşma zor olmaz kimse kaybedilmez, ön seçim ve kamuoyu yoklaması bir yana milyonlarca seçmen de oylarıyla yol göstermiş olacağı için herkes sonucuna rıza gösterecektir diye düşünürüm.”
Yavaş’a yakın isimlerden seçmen çalışması
ABB Başkanı Yavaş’ın bu çizgisinin koruduğunun altını çizen kaynaklar, 2027 Kasım ayında oma ihtimali yüksek bir öne alınmış seçimden önce yani 2027’nin ortalarında bazı konuların şekilleneceğinin altını çiziyor. O güne kadar da Mansur Yavaş’ın yol haritasını da şu cümlelerle anlatıyorlar:
“Mansur Başkan ağabey pozisyonunu koruyacak. CHP içinde bir bölen, fitne çıkaran değil tam tersi uzlaşmacı ve bütünlüğü savunan çizgisini sürdürecek. Sonuna kadar İmamoğlu’yla görüşmelerini sürdürecek ve gerginliğin tarafı olmayacak. Bu arada işini yapacak ve ekonomi vurgusundan vazgeçmeyecek. Bu arada anketleri ve çıkan sonuçları da değerlendirmeye devam edecek. Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğunu tartışmaya açacak davranışlar içinde de bulunmayacak. Günün sonunda Ekrem Başkan’ın anketlerde de seçimi kazandığını gördüğünde yarışta olmayacak.”
Bir bilgi daha vermekte fayda var:
Mansur Yavaş’a yakın isimler blokları da kabaca değerlendirdiklerinde; yüzde 25 muhafazakar/AKP/YRP, yüzde 25 sol/CHP/TİP, yüzde 25 milliyetçi MHP/İYİ Parti/Zafer Partisi/Anahtar Parti/BBP, yüzde 10 DEM ve yüzde 15 apolitik/sandığa gelmeyen bir seçmen kitlesi olduğunun altını çiziyor. Buna göre de Yavaş’ın “milliyetçi, “muhafazakar”, “ulusalcı sol” bloklarının büyük kesişim kümesinin desteğine sahip olduğunu düşünüyor. Bu da yüzde 55-60 arasında bir kitleyi bize anlatıyor.
Evet… Ekrem İmamoğlu yol haritasını dün açıkladı. Biz de “gün ola harman ola” diyelim ve süreci takip edelim.