100 BİN KİŞİ SERBEST KALACAK

İktidar partisi bir süreden beri kiminin kısmi af, kiminin infaz düzenlemesi diye adlandırdığı bir çalışma yürütüyor. Adalet Bakanlığı’nın bu çalışmasına MHP destek veriyor. Tartışmaların iki boyutu var. Biri ‘iyi hal kapsamındaki infaz indirimi’, diğeri ise ‘kısmi af’ olarak nitelendirilecek ‘pandemi yasasını’ genişletme.

Bizim konumuz, ‘pandemi dönemindeki kısmi affın’ genişletilmesi. Sonuçta, etkisi af gibi olacak ve en az 100 bin kişinin aşama aşama tahliye edilmesi sonucunu doğuracak. Onun da oldukça karışık ve tuhaf bir hikayesi var.

Şöyle ki; Adalet Bakanlığı, pandemi döneminde cezaevlerini kısmen de olsa boşaltmak için bir düzenleme yaptı. Covid Yasası olarak bilinen ve 31 Temmuz 2023 itibarıyla ‘cezası kesinleşmiş olanların’ yararlandığı düzenleme taa başta hazırlanırken, yanlış yapıldı.

‘Cezası kesinleşenler’ ifadesi konularak, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir yasa kurgulandı. O tarihten önce işlenen tüm suçları kapsaması gerekirken, bu durum, “Kapsam çok geniş olacaktı, toplumda infial yaratmasın diye sınır koyduk, nasıl olsa Anayasa Mahkemesi’nden döner, o zaman yeniden düzenleriz diye düşünmüştük’ diye açıklandı.

Ama ne hikmetse Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal etmedi…

Fakat cezaevlerinin hızla dolması ve yeniden yaşanan kaos, Adalet Bakanlığı’na yanlış ve eksik yaptığı bu yasaya yeniden sarılma olanağı verdi.

İşte af olarak nitelendirilen asıl çalışma bu olacak. Şimdi yeni bir düzenlemeyle bu tarihten önce işlenen tüm suçların, cezası kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın aftan yararlanması sağlanacak.

Şimdi bu tarihten önce suç işleyen herkes af kapsamına alınacak.

Dolayısıyla ‘henüz yakalanmayan, davası başlamamış, davası süren’ kişiler de kapsama girecek.

O dönem pandemi gerekçesiyle salınan ve kimsenin doğru dürüst tartışmadığı bu düzenlemeden 85 bin kişi yararlandı ve aşama aşama tahliye edildiler.

Henüz davası süren veya başlanmayanlar tam bilinmediği için yeni düzenlemeden yararlanacakların sayısı da kesin değil.

Ama en az 100 bin kişinin tahliyesinden söz ediliyor.

Belirtelim, tüm suçları kapsıyor. Cinayet, kadına tecavüz ve terör olmak üzere…

Sistem şöyle işliyor; verilen cezanın 3’te ikisini yatan mahkumlar, belli bir süre dolunca kapalı cezaevinden açık cezaevine geçiriyor, oradan da tahliye ediliyorlar.

Bu süreler yasayla kısaltıldığı için geçişler ve tahliye de hızlanacak.

Hesaplara göre maksimum ceza indirimi 8 yılı bulacak. 8 yıl büyük bir süre.

Şimdi iktidar bir yıldır tartıştığı bu düzenlemeyi, Yargı Paketi’ne mi koysa, uygun bir yasaya önergeyle mi monte etse, yoksa AKP ve MHP’li üyelerin ortak teklifine mi dönüştürse ona karar vermeye çalışılıyor.

Amaç, cezaevlerini boşaltmak.

Bu düzenlemenin ilk ayağı uygulandığında 360 bin olan cezaevindeki mahkum sayısı 250 bine düşmüştü.

Şimdi cezaevleri yeniden doldu ve mahkum sayısı 400 bine çıktı.

20 kişilik koğuşlarda 50 kişinin kaldığı anlatılıyor.

Kamuoyuna pek yansımasa da gerginlik, tartışma ve kavgalar yaşanıyor.

Ayrıca, mahkumların aylık iaşelerinin maliyeti bile hesaplanıyor.

İddiaya göre bir mahkumun aylık maliyeti 20 bin lira.

İşte bu çalışmanın adı bize göre en hafifinden kısmi af.

Ancak bu teklif, başka bir eşitliksizlik yaratmayacak mı?

Bu kez 23 Temmuz 2023’ten sonra suç işleyenler açısından.

Kapsamı daha da genişletmek veya genel bir affa dönüştürmenin yolları mı aranıyor?

Tam da açılımı konuşurken, hep birlikte göreceğiz….